Ziyaret sırasında söz alan Vali Çiçekli, ilgi çekici bir tarihsel bağlantıyı şöyle anlattı: "2021'de yapılan araştırmalar sonucunda çarpıcı bir gerçeğe ulaşıldı. 15. yüzyılın sonundan 17. yüzyıla kadar olan belgelerde 'Yunus Emre' ismine rastlanmıyor, ancak 'Kirişçi Baba' adının geçtiği görülüyor. Peki bu kişinin Yunus Emre olduğu nasıl anlaşıldı ve nasıl kanıtlandı?"Vali, konuşmasını şöyle sürdürdü: "17. yüzyılın sonlarına doğru Yunus Emre Vakfı, Osmanlı Padişahı'na bir arzuhal sunarak vakıf görevlendirmesi talebinde bulunuyor. Padişahın verdiği beratta 'Yunus Emre Hazretleri' isminin yanında parantez içinde 'Kirişçi Baba' ifadesi kullanılıyor. Bu bağlantı yakın zamanda tespit edilince, iki asır boyunca neden Yunus Emre adıyla değil de Kirişçi Baba olarak anıldığı anlaşılıyor.""Yunus Emre'nin şiirlerinde ve beyitlerinde de bahsettiği üzere kendisi kiriş imalatçısıydı. Bir taraftan mesleğini icra ederken, diğer taraftan manevi değerleriyle öne çıkan bir şahsiyetti. 'Kirişçi' kelimesi onun mesleğine, 'Baba' sıfatı ise tasavvufi yönüne işaret ediyor," diye açıklama yapan Vali Çiçekli, "Osmanlı İmparatorluğu'nun kayıtlarında neden 'Kirişçi Baba' ismini kullandığına gelince; Osmanlı, kişileri adlarıyla değil, vergiye tabi meslekleri ve ticari kimlikleriyle kaydetme eğilimindeydi. Bu konunun detaylarını hazırlamakta olduğum kitapta sizlerle paylaşacağım," diyerek sözlerini noktaladı.






