Yusuf Baştuğ: "Devletin hafızası unutmaz"
Karamanlı siyasetçi Yusuf Baştuğ, 'Devletin Hafızası Unutmaz' diyerek hafızanın unutmayan yüzüne, tarihsel sorumluluğa ve hakikatin er ya da geç ortaya çıkacağına dikkat çekti.
CHP Gençlik Kolları önceki dönem genel başkan yardımcısı Karamanlı siyasetçi Yusuf Baştuğ, “Sönmüş Fenerle Yol Gösterenler 2 – Devletin Hafızası Unutmaz” başlıklı yazısını kamuoyuyla paylaştı.
Baştuğ, yazısında şu ifadelere yer verdi:
“Devletin hafızası unutmaz, zaman sadece izleri siler gibi yapar. Bugün unuttuklarını sananlar, yarın kendi unutkanlıklarının enkazı altında kalacaklardır. Çünkü hakikati perdelemek mümkündür, ama onu yok etmek asla. Bir milletin kaderi çoğu zaman kalem tutan ellerle yazılmaz; satırlara sığmayan görünmez eller, perde arkasında tarih defterine gizli notlar düşer. İşte asıl korkulması gereken de budur; sessiz ve görünmez bir yazıcının, milletin geleceğini gölgeye boyaması.”
Ziya Paşa’nın “Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim, gaflet ile görmez kuyuyu” dizeleriyle toplumsal gaflete dikkat çeken Baştuğ, bugün de benzer bir durumun hüküm sürdüğünü belirtti. Yazısında, kendi ışığını kaybetmiş fenerlerin arkasına takılanların sonunda karanlık, çukur ve sessizlikle karşılaştığını vurguladı.
Baştuğ, şunları kaydetti:
“Bugün, kürsülerden hakikatmiş gibi sunulan her kelimenin ardında, dün unutulmuş bir yalanın izi vardır. Dün söylediklerini bugün inkâr edenlerin rehberliği, sadece bir ahlak çöküşü değil; aynı zamanda devletin hafızasına kazınan kara bir lekedir. Çünkü hafıza unutmaz; zamanı geldiğinde defter açılır, kayıtlar bir bir ortaya dökülür.”
Hakikati görmezden gelenlerin unuttuğu bir şey olduğunu vurgulayan Baştuğ, adaletin gecikebileceğini ancak er ya da geç tecelli edeceğini ifade etti. Yazısında, kalabalıkların alkışıyla ayakta duranların, yarın kendi sessizliklerinin çölünde ayak sesleriyle yüzleşeceğini dile getirdi.
Sözlerini, “Bugünün asıl sorusu şudur: Hangi fenerin peşinden gidiyoruz? Kendi yolunu aydınlatan bir hakikat fenerinin mi, yoksa çoktan sönmüş ama hâlâ ışık saçtığını iddia eden kör bir fenerin mi?” sorusuyla sürdüren Baştuğ, şu ifadelerle noktaladı:
“Yalanın gölgesi uzun görünür, ama ışık doğduğunda en hızlı kaybolan da odur. Hakikat er ya da geç karanlığın bağrına düşecek; o gün geldiğinde mesele sadece şudur: ‘Kim insan kalabildi, kim kör fenerin karanlığında kayboldu?’”